Corona Sonrası Yeni Dünya Düzeni
Fotoğraf: Talip Doğru
CORONA SONRASI YENİ DÜNYA DÜZENİ
Çin de başlayıp yaklaşık olarak bütün Dünya ' yı saran corona-19 pandemisi her ulustan birçok can aldı.Başta DSÖ olmak üzere devletler,sağlık kuruluşları şaşkına dönmüştü.Özellikle corona 19 görülünceye kadar dünya ya hakim olan anlayışlar iflas etti.Bu şaşkınlık ve Bilim insanları tarafından virüsü tanıma ve mücadele etmek dünyaca zor olmuştu.Binlerce insanın can kaybı ve milyar dolarlarla ölçülmeyecek ekonomik kayıplar.
Şimdi corona sonrası Dünya da işleyiş nasıl olmalıdır? sorusu akla geliyor. Dünyanın önünde 3 seçenek vardır.Bu seçenekleri şöyle sıralayabiliriz:
1- Mevcutta olan vahşi piyasa ekonomisine hiç dokunmadan yola devam etmek.
2-Geçmişten kurulan uluslar arası ortaklıkları gözden geçirmek,bu ortaklıkları bozmak ,her ulusun kendi kabuğuna çekilmesi.Yani içe kapanma.
3-Corona öncesi Vahşi kapitalizmin terk edilmesi ve yerine eşit , adil,paylaşımcı üreten demokratik yönetimleri ülkelerde iktidara taşımak.
Kısa kısa yukarıda açıklamaya çalıştığım seçenekleri açalım.Dünya 'nın içinde bulunduğu mevcut durumdan herkes rahatsız.Bütün insanlığa canıyla,malıyla bedel ödetiyor.Nasıl mı?Bugün itibariyle Dünya da 1 900 000 insan yaşamını yitirdi.Binlercesi yoğun bakımlarda yaşam mücadelesi veriyor.Peki bu pandemi nasıl oldu da bu çaresizlik durumuna evrildi?
Dünya ulusları silahlanma yarışına girmişti.Ülkeler varını yoğunu silah tüccarlarının kasasına aktarırken.Bir pandemi karışısında aciz kalacağını düşünmedi.Başta ABD olmak üzere birçok sanayileşmiş ülkeler KİOTO sözleşmesine imza koymadı.Çevreyi olanca hoyratlıklarıyla kullandılar.Doğadaki bütün denge bozuldu.Ürettikleri her ürüne ticari kar mantığıyla yaklaşıldı.Bu ürünün doğaya,insana,canlılara olumsuz etkileri düşünülmedi.Ayrıca bu ürünler eşit ve adil paylaşılmadı.Sonuç trajedi.İnsanlık üstesinden gelemiyor.Sağlık çalışanları can hıraş mücadele içinde.Pandeminin yayılımını önlemeye çalışıyorlar.Her gün binlerle ifade edilen ölümler.
Gelelim içe kapanmaya.Bu durum daha hazin sonuçlar verebilir.Uluslar kendi içlerine kapanırsa,içerideki yönetimler zamanla oteriter yapılara evrilirler.Bu durum daha az demokrasi daha az özgürlük,daha çok baskı haline gider.Dünya uluslarının Özellikle kıta Avrupası nın alışık olmadığı antidemokratik yaşam biçimlerine dönüşür ki buda iç karışıklıklara sebebiyet verir.Ulusların birbirine kin gütmesini tetikler.İçeride ve dışarıda daha baskıcı yapılar ortaya çıkar.Küresel Dünyanın pek de alışık olmadığı bir durum.
Mevcut durumda işleyen ekonomik sistemin terk edilmesi en çıkar yol olmalı.Ulusların Piyasa ekonomilerine son vermesi.Devletlerin sosyal,ekonomik,demokratik yapılarını güçlendirilmesi.Süregel özelleştirme politikalarına son vermek.Devleti eğitim,sağlık,adalet gibi alanları piyasa ekonomisinin umuduna bırakmaması.Eğitimin her bireyin ulaşması gerektiği bir anayasal hak olduğunu hatırlamak ve ona uygun alt yapıları oluşturmak.Eğitimin amacı Dünya da oluşabilecek her türlü olumsuz şartlara karşı mücadele edebilecek bireyler yetiştirme olmalıdır.Bireylere paylaşım ruhunu vermelidir.Adil davranışlar geliştirmelidir.Seküler yapıda bireyler yetiştirmelidir.
Devletler aslolan işlevlerinden en önemli olan biri de sağlık politikaları.Eğitim başlığında da söz ettiğim gibi piyasacı sağlık mantığı iflas etmiştir.Koca koca süper güçler pandemi ölümlerinde acze düştüler .Neden mi?İşte cevapları; Dünya nın birçok ülkesinde olduğu gibi bizde de sağlık özelleştirilmeye başlanmıştı.Her bireyin anayasal olarak sağlıklı yaşaması bir hak olmaktan çıkarılıyor.Amerika da sağlık sigortası olmayanlara bir ara bakmadılar.İnsanlık suçu işlediler.Trampın vicdanına kalmıştı sigortasız hastalara bakmak.Neyse ki o kararı verdide hastalar bakılmaya başlandı.
Her ülkenin bireylerinin sağlık sigortaları hızla yaşama geçirilmelidir.Sağlık Bakanlıkları her yerleşim biriminin ihtiyacı olan Devlet hastanelerini hızla faaliyete sokmalıdır.Şehir hastaneleri efsanesinden derhal vaz geçilmeli.Mevcut şehir hastaneleri devletleştirilmeli.Özel hastaneler sağlık sistemi içindeki yeri % 20 yi geçmemelidir.Sağlık çalışanlarının özlük hakları (maaş,nöbet ücretleri) hızla giderilmelidir.Doktor ve hemşirelerin çalışma saatleri,nöbetleri azaltılmalıdır.Hastanelerin tıbbi techizat ve donanımları elden geçirilerek işlevsel hale getirilmeli.Sağlık çalışanlarının uğradığı şiddet yasasının hemen şimdi çıkarılması.Başta TTB olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının STK ları dinlenmeli.Onların insan sağlığına dair görüş ve önerileri zamanında hızlıca yaşama geçirilmelidir.Sağlık politikaları üretilirken konusunda uzman bilim insanlarının ne söylediklerini dikkate almalı.Bilimsel olan uygulamalar hayatın içinde çokca olmalı.Bilimden sapmadan akılcı düşünmeyle sağlık sorunlarını çözmeliyiz.
Bütün bu uygulamaların hayatta karşılığının olaması için de sağlıklı ,işleyen bir hukuk sisteminin de tez elden ele alınması gerekir.Hukukun kör aksak işlediği bir ülkede üretilen mal ve hizmetlerin bireylere eşit ulaşmasında ciddi sıkıntılarla karşılaşırız.Hukukun düzenli işlemsi için de konusunda uzman bilim insanlarımıza kulak vermek gerekir.TBB nin yetişmiş ,saygın avukatlarının görüş ve düşünceleri dikkate alınarak hayatımıza dokunan hukuk yasaları hızla hayata geçirilmelidir.
Küresel Dünya şimdi bir yol ayrımında ya insanca yaşamayı ya da her gün binlerce ölü vermeye tercih etme durumunda.Tabii ki sesinizi duyar gibiyim. Yaşamayı tercih edecekler.İsteyerek ve ya istemeyerek.Yaşam hakkı kutsaldır devredilemez. 09.04.2020
Celal Yıldırım
Yorumlar
Yorum Gönder