İmar Affı Değil,Arsa Talanı
İMAR AFFI
DEĞİL , ARSA TALANI
İmar affı
;deyince aklımıza gecekondu yasalarına uymayan şekilde inşa edilmiş ya da inşa
aşamasında olan bütün yapıların hak sahiplerinin mülkiyet sorunlarını çözen kanundur.
3194 sayılı imar
kanununa geçici ek 16. Madde eklenerek geçmişte kanunsuz bir şekilde yapılan
inşa edilmiş yapılar ve ya yarım kalmış yapılar,yapı sahiplerinin beyanı ile
kayıt altına alınmış ve bu beyanla devlete belli bir ücret yatırdıktan sonra
kendine ait olmayan kamu malını kendi üzerine tescil etmişlerdir.
Bu imar barışı
ile kaçak olan yapılar resmi kayıt altına alınmış,devlette belli bir gelir elde
etmiştir.Tabi ki buraya kadar her şey normalmiş gibi görünüyor.Halbul ki
işleyen bu sistemde haksız bir kazanç var.Herkesin olan bu arsalar küçük bir
ücret karşılığında elimizden alınmaktadır.
Peki neden bu
durum ortaya çıkmıştır? Sorusu aklımıza gelebilir.Şöyle ki izlenen popilist
politikalar sonucunda belediyeler yapılan yapıları yeterince denetimini
yapmamış, yanlışlara göz yummuşlar.Bu durumu izleyen vatandaşlar herkes kendi
çapında hazine arazilerine göz dikmiş ve çeşitli şekillerde bu arazileri işgal
etmişler.
Örneğin
sahillerdeki yazlıklar,ticari işletmeler kendi arsasının yapı alanı 30-35 metre
kare olan yapılarını geceleri ek duvarlar,pergüleler,çatılar yaparak
genişletip,yaptıkları son durumun fotoğraflarını çekerek ,beyanda bulunmuş ve
mevcut yapıyı 2-3 kat yapı alanına çıkarmışlardır.Özellikle sahil kenarındaki
yapıların alanlarını artırması sonucunda denizden esen rüzgarlar iç kısımlarda
hissedilmez olmuş.Hava akımlarını kesmiştir.
Kamuya ait olan
işgal edilen arsalar küçük bir bedel karşılığında kendi mülklerine katıp
,tescil ettirenler küçücük binalarını butik otellere,restoranlar,kafeteryalara
dönüştürürken yerel yönetimler ve merkezi yönetimler bu talana göz
yumuyor,bazen de merkezi yönetim de teşfik ediyor.
Peki ne yapmalı da
bu kayıtları tutulmalı uydudan
fotoğrafları çekilmelidir.
1-
Bu konuda yetkinliği olan TÜMMOB meslek odasının
görüşleri dikkate alınmalıdır.
2-
Yerel yönetimler popilist uygulamalarından uzak
durarak,kaçak yapılaşmaya asla izin vermemelidir.
3-
Yeni yerleşime açılacak şehir mücavir alanları
şehir planlarıyla önceden imara açılmalıdır.
4-
Devlete ait olan arsalar her yıl bağımsız basın
yayın organlarında ilan edilmelidir.
5-
İmar barışından elde edilen gelirler,bu durumdan
yararlanmayan vatandaşların hesaplarına eşit bir şekilde yatırılmalıdır.
6-
İmar barışından yararlanmış olan tüm yapıların
son 3 yıllık görüntülerine goegle earth’
tan bakılmalıdır.Yanlış beyanda bulunanlara büyük yaptırımlar uygulanmalıdır.
7-
Tüm topluma çeşitli zaman aralıklarında
eğitimler vererek imar affının artık yapılmayacağı,yapanlarında çok ciddi
cezalarla karşılaşacağı ve binalarını yıkılacağı anlatılmalıdır.
Özet olarak birilerinin hak etmediği bir malı
sahiplenmesi ve diğer kişilerin de bu haksızlıkları seyrederken içten içe
kızmasını gerektiren durumun ortadan kaldırılması.Bu durumun çok hakkaniyetçi
ve insani olmadığını ,yetkililerin de
buna çözüm üretmesi gerektiğini anlamalarının elzem olduğu toplumsal barış
anlamında gereklidir.Yok sa bunun adı imar barışı değil, arsa talanı olur. 26.05.2020 Celal Yıldırım
Yorumlar
Yorum Gönder