Saksıdaki Domates Fideleri
Saksıdaki Domates Fideleri
Yaz mevsiminin son günleriydi.Sonbahar mevsimi kapıda.Evimizde kışa hazırlık yapılıyordu.Annem ve babam yazın bol güneşiyle tarlalarda yetiştirilen sebzelerle,konserve,turşu ve kurutulmuş sebzeler,domates sosları gibi.
O pazar babam pazardan kurutmalık keçi memesi domateslerden çokça almıştı.Aramızda spontane bir iş bölümü oluştu.Annem domatesleri yıkıyor,babam her domatesi bıçakla ikiye bölüp tepsiye diziyor.Ben de tuzunu atıp,evimizin en çok güneş alan güneydeki balkona tepsileri götürüyordum.
Annem domatesleri yıkadığı suların bir kısmını sudan tasarruf olsun diye balkondaki biberlerin olduğu kunt saksıya dökmüş.Meğer döktüğü sularda domates tohumları varmış.O tohumlar saksıdaki toprakla buluşup,karışmış.
Bu yıl sonbahar mevsiminin sıcak geçmesi dolayısı ile o tohumlar çimlendi ,fide oldu.Derken Aralık sonu Ocak başı havalar soğumaya başladı.Fidelerin soğuktan etkileneceğini düşündüm.Babama,
-Bu fideler soğuktan kurumasın diye neler yapabiliriz? Dedim.
Babam,
-Fidelerin gövdelerini toprakla kapatalım.Kışın güneşi en çok gören yangın merdiveninin bir köşesine koyalım.Gerekirse çevresini de şeffaf naylonla kapatalım.Dedi.Babamla birlikte gübreli toprakla fidelerin etrafını doldurduk.Naylon kaplamadık.Eğer hava daha çok soğuk olursa kapatmayı kararlaştırdık.Bu arada havalar tekrar ısındı.Şefaf naylonla çevirmeye ihtiyaç kalmadı.
Ben zaman zaman fideleri kontrol ediyorum.Toprağını havalandırmak için kazıyor,suyunu veriyordum.Fideler her geçen gün boy atıyordu.Yine birgün bakmaya gittiğimde sürpriz ile karşılaştım.Çığlıkla ,
-Babacığım ,fidelerimiz çiçek açmış ,bakar mısın?Sarı sarı küçük çiçekler açmışlardı.Sevinçten içim içime sığmıyordu.Fideler kışla olan yaşam mücadelesini kazanmışlardı.Bizlere kırmızı domatesler vereceklerdi.Bunun için seyrekte olsa toprağını havalandırıp,su veriyordum.Bir an önce ürün versinler diye.
Yaklaşık bir ay sonra küçücük yeşil kelek domatesler büyüyordu.Büyüdükçe olgunlaşmaya başladılar.
İlk zamanlar turuncu ağartı düşmeye başladı.Allıklar düştü, domateslerin üzerine.Kırmızı domatesler olunca ,saksıyı evin ön balkonuna yerleştirdim.Yemeğe kıyamıyordum.Çünkü binbir badire atlatarak bahara çıkmıştılar.
Ilık bir ilkbahar sabahı balkonumuza kahvaltı sofrası kurmuşuz.Birkaç tane de saksıdan domates toplayıp yıkayıp,sofraya koydum.Çok lezizdiler.O gün bir bitki yetiştirmenin ve onun ürünü toplamanın doyumsuz zevkine varmıştım.Bitki yetiştirmenin ne kadar önemli olduğunun farkına varmıştım.21.02.2021
Celal Yıldırım
Yorumlar
Yorum Gönder