Azmak'tan Akyaka'ya


 

                                               Azmaktan Akyakaya

             Öğretmenimiz her sözün başında çocuklar bu yıl derslerinize iyi çalışın sizlere yıl sonunda bir sürprizim var derdi.Derken eğitim ve öğretim yılının sonu yaklaştı.Israrla öğretmenimize soruyoruz sürpriz ne diye.Öğretmenimiz yılın son 15 gününde söyleyeceğini dedi.

              Nihayet son onbeş gün geldi çattı.Öğretmenimiz çocuklar sizleri il dışı bir geziye götüreceğim dedi.Sınıfta bir sevinç tufanı koptu.Nereye? Muğla ili Ula ilçesi Akyaka Mahallesine.Peki öğretmenim ne var orada? Yöresel Ahşaptan yapılma evler,Kadın Azmağı Deresi,Millli Park ,boydan boya pilaj  vb.

              Gerekli tüm hazırlıkları öğretmenimiz ve aile büyüklerimiz yapmıştı.Bir tur şirketinden iki adet midibüs kiralanmış.Yol güzergahları,mola yerleri,gezi teknesi  hepsi belirlenmişti.

              Haziranın ikinci hafta sonunda, sabahın erkenin,de belirlenen toplanma alanına gittik.İçimizde yeni bir yer görmenin sevinç ve heyecanıyla araçların gelmesini bekledik.Derken iki araç alana girdi.

Öğretmenimiz önceden belirlenen araçlardaki yerimize yerleşmemizi söyledi.Hızlı ve heyecanlı    bir şekilde araçtaki yerlerimizi aldık.Sabah serini yüzümüzü yalıyordu.Araçlarda yapılan yoklama sonucu,start verildi.Muğla'ya doğru yolculuk başladı.Çok hareketli ve neşeli arkadaşlarımız vardı:bunlardan biri Ege'ydi yerinde duramıyordu.Midibüsün şoforuna hareketli müzik açmasını rica etti.Şoför müziği başlatınca aracın koridorunda Ayşe,Onur,Melike,Salih,Mine oynamaya başladı.Tüm sınıf alıkışla tempo tutuyordu. İçimiz içimize sığmıyordu.Bir an önce gezi yerine yetişme hevesindeydik.

              Gezi yerine yaklaşınca virajlar başladı.Bu virajların birinde Sakar Tepe diye bir seyir yeri vardı.Seyirtepesi deniyordu.Araçlarımız orada durdu.Yavaş yavaş indik.Öğretmenimiz Melek Hanım çocuklar buradan gördüğünüz Gökova ve Gökova Körfezi'dir.Biraz izleyelim.Akabinde fotoğraf çekilelim dedi.Uzun boylular arkaya kısa boylular öne dizildik.Gezi hatırası ilk fotoğrafımızı sevinç ve heyecanla çekildik.

               Tekrar araçlara bindik yolculuk kaldığı yerden devam etti.Yol kenarında ormanlık aile çay bahçesi vardı.Kahvaltı için mola verildi.Tahta masalar ,her masada bir semaver,Kişi sayısına göre serpme kahvaltılıklar ,çay bardakları,şekerlikler vardı.Görevli çalışanlar kahvaltımızın güzel olması için gayret içindeydiler.Ormanın temiz havası ciğerlerimizi bayram ettiriyordu.Serin esen meltem ağaç altında üşütüyordu.Çeşit çeşit ağaçlar,renga renk çiçekleri huşu içinde izliyor ve kahvaltıyı keyifle yapıyorduk.Bir saatin ardından tekrar yola çıktık.

               Akyaka Mahallesine 2 km kala.Araçlar durdu.Öğretmenimiz araçların bizleri indirip Akyaka'ya gideceğini söyledi.Etrafımıza bakınca dup duru ,billur ,gibi suyu olan dereyi gördük.Öğretmenimiz çocuklar bu dereye Kadın Azmağı derler ta toros dağlarının batı ucundan çıkar Akyaka'ya doğru akar.Akyaka'dan Gökova Körfezinde denize karışır.Şimdi dereye yaklaşalım.İsteyenler girsin.Ama dikkat edin suyu buz gibidir,üşümeyesiniz.Mayoları giyenler hızla dereye atladı.Kısa sürede çok soğuk olduğunu fark edince dereden çıktılar.Etrafı seyretmeye doyamıyorsunuz.Sanki saklı cennet gibi.Kadın Azmağı'nın içinde balıklar oynaşıyor.Su samurları,deniz kaplumbağaları,yüzeyinde göçmen kuşlar, pelikanlar,flamingolar ses ve görüntüleriyle resital sunuyor gibiydiler.Seyrine doyulmuyor.Hele hele suyun berrak oluşu çok güzeldi.Suyun içindeki balıkları renk ve türüne göre ayırt edebiliyorsunuz.Derenin her iki yakasında sazlıkların görüntüsü bir başka güzel.Derenin içinde tur tekneleri gidip geliyordu.

               Dere boyunda yürüyerek Akyaka'ya geldik.Yankı arkadaşımız hemen fark etmiş ahşaptan yapılan evleri.Yüksek sesle bağırdı.Gördünüz mü? Evleri.Öğretmenimiz çocular bir dakika konuşmazsanız sizlere bu güzel evleri kim yapmış anlatırım dedi.Hepimiz bir anda kulak kesildik.Nail Çakırhan diye bir gazeteci varmış.Evlerin mimarisine merak sarmış.Muğla yöresel mimariyi incelemiş.

Ve Akyaka'da  eşi olan Arkeolog Halet Çambel için ahşaptan ,tavan süslemeli,Muğla'ya özgü ,beton kullanmadan bu güzel  Akyaka evlerinden birini yapmış ve bu evle Kültür Bakanlığı Ağa Han Mimarlık Ödülünü almış. O ödülden sonra Akyaka 'da bu mimari benimsenmiş, herkes bu evlerden yapmış.Artık Akyaka'da bu mimarinin dışında ev yapılmıyor.Onun için Akyaka bu kadar güzel görünüyor.Aysun ne güzel öğretmenim.keşke her yerde böyle güzel evler olsa dedi. Öğretmenimiz tabiki aysun'cuğum.Çok doğru söylüyorsun.dedi.

               Görevliden izin alarak.Nail Çakırhanın eşi için yaptığı evi gezdik.Her köşesini ilgi ve merakla inceledik.Cumbasına çıktık .deniz ve Gökova milli parkı olanca güzelliği ile cömertçe görünüyordu.Meltem hafif hafif esiyordu.

Sahi milli park demişken.İçine bir girmeye gör.Neler neler görürsünüz.Ceylanlar;tilkiler,sincaplar hepsi ayrı güzellikte oradan oraya koşuşuyor.Kimisi ağaçlara tırmanıyor.Bazı ağaçlara kuşlar tünemiş.armonika çalar   gibi ötüşüyorlar.Bizler o kadar çok büyülemişti ki.Hayvanların peşinden koşmaktan dizlerimizde derman kalmamıştı.Bütün bu yorgunluğumuza rağmen son derece mutluyduk.Şen ve şakrak.

               Öğlen olunca milli parkın masalar olan bölümüne geçip.Arabada olan yiyeceklerimizi aldık.Gruplar halinde öğlen yemeğimiz yedik.Yemek anı bizler için bir dinlenme ve enerji alma anıydı.

Yemek sonrası yine gruplar halinde Akyaka limanına indik.Limandaki küçük taka tukacıları gezdikten sonra.Önceden anlaştığımız tur teknesiyle Azmak Deresi ve bazı akvaryum gibi koyları gezdik.Denizin maviliğinden gözümü alamıyordum.Bu ne güzellik.Deniz kıyısından irili ufaklı çam ağaçları dağın yamacını sarmıştı.Teknemizin durduğu koyda küçük su yengeçleri yuvalarına hızla giriyordu.Teknenin durduğu yer sığdı.Mayosunu giyen birçok arkadaşımız denize girdi.Teknenin hareket saati geldiğinde toparlanıp,tekrar kıyıya doğru dümen kırdı teknenin kaptanı.

             Limana vardığımızda araçlar bizleri bekliyordu.Herkes kendi aracına bindi.Biraz şarkı söylendi.artık yorulmuştuk.Teker teker uyumaya başladık.Aydın'a vardığımızı fark etmemişiz.Ya şoför uykudan kaldırıyor.Ya da ailemiz gelmiş,koltuğun baş ucunda bizleri kaldırıyordu.Yaşanacak güzel bir günün sonuydu.İyi akşamlar diyerek.Öğretmenimiz ve Şoförlerimize teşekkür ederek evimize döndük.

                                                                      11.11.2021                Celal   Yıldırım

          


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Smyrna

Kar Yağınca Memleketime

Yedi Tepeli Şehir