Bostancı Yusuf


 

Bostancı Yusuf

         Mallemizde  orta yaşlı, kendi aleminde yaşayan Yusuf Amca vardı.Yusuf Amcanın yaşam biçimini her çocuk gibi ben de merak ederdim.Acaba Yusuf Amca nasıl bir insan?.Ne yiyer ne içer?Bir gününü nasıl geçirir? Çok merak ederdim.

        Zamanla Yusuf Amcayı yakından tanımaya başladım.Yusuf Amca bir oda bir de holü olan kerpiç bir evde yalnız yaşardı.Evinin arka tarafında da atları için inşaa ettiği ahırı vardı.Evde olduğu anlarda sık sık atlarının bakımını yapardı.Onları kaşağısıyla tımar ederdi.Yemlerinin vaktini hiç geçirmeden verirdi.Atları o kadar semizdiki. renkleri parlıyordu.Biri altın sarısı ile kına rengi gibiydi.Diğeri ise aralarında grileri olan beyaz renkliydi.Güneş üzerlerine vurduğunda ışıklarını yansıtırlardı.

        Zamanının çoğunu bahçesinde geçirirdi.Bahçecilikte pek üzerine kimse yoktu.Toprağı avuçlarına aldığında ,hangi bitki daha iyi yetişeceğini,gübre ne kadar verileceğini bir çırpıda söylerdi.Genellikle bahçesine kavun,karpuz ekerdi.Sonbaharda ilçemiz halkı Yusuf Amcanın kavun ve karpuzlarının yetişmesini dört gözle beklerdi.Çünkü bal gibi tatları,aroması yüksek,rayihası oldukça aklınızı başınızdan alırdı.Kavun tezgahından kokular çarşının içini sarardı.Ve hızla tezgahın başına koşanlar kavun ,karpuz satın alırdı.Çok kısa bir sürede kavun ve karpuzları biterdi.Çünkü bahçesinde yetiştirdiği hiç bir ürüne kimyasal gübre,kimyasal ilaç kullanmazdı.Börtü böcekle mücadelesini biyolojik yöntemlerel yapardı.

         Bahçesinin orta yerine bir çardak yapmıştı.Çalışmadığı anlarda,yemek yerken,Öğlen şekerleme yaparken hep çardağın üzerinde olurdu.Çardakdan etrafıda gözetlerdi.Çünkü hayvanlar bahçeye zarar vermesin diye.Ürünlerinin yetiştiği dönemde bahçesinden gelip geçenlere ikramda bulunurdu.Göz hakkı var diyerek. 

        Yusuf Amca biraz yaşlanınca yanına bir çalışan aldı.Onun da adı Mehmet' ti mahalleli onu Hacı Mehmet diye çağırırdı.Yaşça akranımızdı.Yusuf Amcada merak ettiğimiz herşeyi ona sorardık.Mehmet Yusuf Amcanın birçok işini yapardı.Başta atların bakımı,atların koşumu,bahçaya gidilmesi.Bahçede;ekim,dikim,hasat ve satışa kadar birçok işi üslenmişti.Sabah bizler uykudan uyanmadan.At arabasını hazırlar,atları koşar,bahçeye gidecekleri arabaya yükler,bahçenin yoluna çıkarlardı.Akşama doğru atların nal sesiyle Yusuf Amcaların geldiğini anlardık.

       Yusuf Amcanın evi arığın yamacındaydı.Etrafını ağaç direkli, tel örgülerle çevirmişti.Arsasına da

sıra sıra kavak ağaçları dikmişti.Kavak ağaçlarını sulamak için de su boruları dizmiş ve borularıda çata pat motoruna bağlamıştı.Yazın haftada en az bir defa arıktan su çekerek sulardı.Kavaklar zamanla çok gelişti ve büyüdüler.Evin çevresine hoş bir görüntü verdiler.

        Evinin içinde birçok marangozluk aletleri vardı.Kullandığı kürek,çekiç,balta,keser, gibi aletlerin saplarını kendisi yapardı.Mahallenin çocukları o aletlerle iş yapmayı çok isterlerdi.Bazen Mehmet'in yanına gider,merakımızı giderirdik.Bazı aletlerle bahçede çalışırdık.Yusuf Amca da bizleri kaza yapmama konusunda uyarırdı.

        Birgün akşam üzeriydi.Yusuf Amcanın kapısına üzerinde büyük bir karton kutuda bir eşya geldi.Bütün çocuklar çok merak ettik.Acaba kutudaki nedir diye.Çok geçmeden Yusuf Amca merakımızı giderdi.Çocuklar eve televizyon aldım.Akşamları ailenizden izin alarak gelip izleyebilirsiniz.Kamber arkadaşımız sordu.

-Yusuf Amca televizyon nedir?

-Yusuf Amca :Radyonun görüntülüsüdür.Dedi

-Birazdan servis gelip antenini kuracak,bağlantılarını yapacak,sonra da bizler izlemeye başlayacağız.

-Peki hemen gelir mi?

-Saat 17.30 da geleceğini söyledi.

Merakla servisi beklemeye koyulduk.Servis  gelince hep birlikte yaşasın geldi ! Diye bağırdık.

           Servis görevlileri hızla koliyi açıp, masanın üzerine koydular.Anteni kurmaya başladılar.Biri Evin damına çıktı.Pencereye yakın bir yere anten direğini dikti.Kabolarını da direkten televizyona kadar duvara monte ederek çekti.Televizyonun fişini taktığında cızırtılı bir karlama görüntüsü oldu.Bizler heyecanla ne göreceğimizi beklerken usta çırağına dama çıkıp anten yönünü çevirmesini söyledi.

       Çırak anteni çevirince ben Mesut Mercan sizlere TRT haber merkezinin hazırladığı haber bültenini sunacağım.Önce özetler dedi.Hepimizin gözü televizyonun ekranındaydı.Başka neler göreceğimizi.Sordum.Servis ustasına.Bu akşam kızılderiller filmi var.Çok seversiniz dedi.

       O günden sonra mahallemizde bir televizyon vardı.Yusuf  amca bizlere bir eğlence kapısı açmıştı.Yusuf amca hepimizi çok seviyor.Bizler de onu çok seviyor ,ona yardımcı olmaktan zevk alıyorduk.Artık Yusuf Amca nın evinin bizler için  sır olan bir yanı kalmamıştı.Hayatımızın bir parçası olmuştu.

                                                                                                  01.12.2021             Celal Yıldırım






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Smyrna

Kar Yağınca Memleketime

Yedi Tepeli Şehir